top of page
Gençlik Eşitliğin Yanında, artan baskı ortamında LGBTİ+’larla dayanışmayı açıkça ilan eden; gençlik örgütlerini, üniversite topluluklarına ve gençlik alanında çalışan örgütleri bir araya getirmeyi hedefleyen bir imza ve görünürlük kampanyasıdır. Amaç; dayanışmayı büyütmek, ortak bir ses oluşturmak ve bilgiye erişimi kolaylaştırmaktır.
Yargı paketleri, bir defada özellikle hukuk alanındaki birçok kanunda değişiklik yapan torba düzenleme türüdür. Son dönemde bu paketler etrafındaki tartışmalar, LGBTİ+’ları hedef alan düzenleme girişimlerinin gündeme taşınmasıyla birlikte LGBTİ+ haklarını “tartışılır/geri alınabilir” bir yere itiyor. Yani mesele yalnızca teknik hukuk değil; hakların meşruiyetinin aşındırılması ve nefretin toplumsallaştırılması.
Çünkü son dönemde LGBTİ+’ların, kadınların ve gençlerin ifade/örgütlenme alanına yönelik baskılar çoğu zaman “aileyi koruma”, “ahlak” ya da “müstehcenlik” gibi bahanelerle meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Bu dil, farklı yaşamları “tehdit” gibi gösterip ayrımcılığı normalleştiriyor. Biz bu söylemin hak ihlallerini görünmez kılmasına itiraz ediyoruz.
Bu yargı paketleri ve birlikte yürüyen tartışmalar, LGBTİ+’ları hedef alan cezalandırıcı düzenleme girişimlerinin kamuoyuna taşınması bakımından etkili oldu. Bu süreçler, LGBTİ+’ların varoluşunu “cezalandırılabilir” göstermeye çalışan bir iklim yaratarak; kampüste ve kamusal alanda görünürlüğü daha kırılgan hâle getirebiliyor. (Detaylı arka plan ve kaynaklar için site içindeki Bilgi Kütüphanesi bölümüne bakabilirsin.)
Hak temelli bir yerden baktığımızda mesele, LGBTİ+’ların kamusal alanda sıkça hedef haline getirilmesi ve “aile/ahlak” söylemiyle bunun büyütülmesidir. Bu, toplumu kutuplaştıran bir “düşmanlaştırma” siyaseti üretebilir; aynı zamanda başka krizleri görünmezleştiren bir gündem mühendisliği işlevi de görebilir.
Kampüslerde en çok daralan alanlar; ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, barışçıl toplanma ve etkinlik yapma özgürlüğü. Öğrencilerin pankartları, afişleri, buluşma çağrısı, boykot, basın açıklaması, yürüyüş gibi barışçıl eylemleri; disiplin soruşturmaları, yasaklar, ÖGB veya polis müdahaleleri ve diğer baskı mekanizmalarıyla sınırlandırılabiliyor.
Bu tür süreçlerde yasalar daha kabul edilmeden önce bile, nefretin üretilmesi ve “normalleştirilmesi” için kullanılabiliyor. Uygulama meselesi sadece kanunla sınırlı değil; halihazırda kampüste, sosyal medyada ve kamusal alanda görülen baskı pratikleri, böyle bir düzenleme gelirse daha kolay meşrulaştırılabilir. O yüzden “uygulanır mı?” sorusunun yanında, “şimdiden neyi mümkün kılıyor?” sorusu da önemlidir.
SSS
[sıkça sorulan sorular]
bottom of page
